ENG
Türkiye’nin ilk ve tek korku oteline hoş geldiniz. Korku sınırlarınızı zorlayacak ve aşacaksınız. Korku bir adım ötenizde sizi lanet gecenin yaratıkları ile birlikte misafir edecek.

Korku Oteli konsepti özellikle Avrupa ve Amerika’da hızla yayılmaktadır. Genelde, bu korku mekanları yaya dolaşım olarak düzenlenmektedir. MOIPARK Dehşet Oteli ise yaya ve araçlı olmak üzere iki parkurdan oluşarak tüm dünyadakilerden farklı bir özellik sunmaktadır.

Gerçekçi boyutlarla dekore edilmiş butik otel; yüksek teknoloji ses ve ışık efektleri; sanat, zanaat ve teknolojinin birleştiği animatronik robotlar sizleri korku eğlencesinin önemli bir örneği Dehşet Otelinde bekliyor. Animatronikler canlı formuna benzeyen yapıda elektronik ve mekanik birleşimle canlı gibi aynı hareketleri yapabilen robotlardır. Fiyatları 30 - 100 bin USD arasında değişmektedir. İstanbul Dehşet Oteli Toplam 3 milyon euroluk yatırım maliyetine ve 750 m2 alana sahiptir. ‘Haunted Hotels’ zincirinin bir halkası olan ‘Istanbul Haunted Hotel’ ülkeler sıralamasında yerini kısa sürede üstlere taşıyarak isim yapmıştır. Dünyanın her yerinden korku eğlencesinin meraklıları seyahat programları içerisinde İstanbul Haunted Hotel ziyaretini de planlayarak gerçekleştiriyorlar.

Ziyaretinizde size otel görevlilerimiz eşlik ediyor. Otelde konakladığınız sürece Tiyatro Sanatçılarından oluşan ‘Dehşet Takımı’ belirlenen performanslarını sunuyorlar ve ziyaretçileri oyuna dahil ediyorlar. Dönüşümlü olarak aşağıdaki performansları izleme fırsatı bulabilirsiniz. Her performans ziyaretçilerin etkinliği ile birlikte yaklaşık 17 - 24 dakika arası sürede gerçekleşmektedir. Bu sezon sunulan canlı performans bilgileri aşağıda yer almaktadır.
ÇARESİZLİK KUYUSU
Doktor otelimize sürekli konaklamaya başladığında çok sevmiştik. Sonuçta hem müşterimiz hem de her acil durumda konuklarımıza yardım alabilecektik. Psikolog Doktor’un gerçek yüzünü ilk gördüğümüzde iş işten geçmişti. Doktor hayranı olduğu Psikolog Harry Harlow gibi sevgi kavramı üzerine takıntılı bir hale gelmişti. Otel lobisinde otelin diğer kerli ferli müşterileri ile dostluk kuruyor; zamanla bunu sevgi takıntısı haline getiriyordu. Odasına girdiğimizde şaşkınlık içerisinde kalmıştır. Otelden ayrılıp gitti sandığımız konuklarımızın bazıları hala Doktor’un odasında bilinçsiz şekilde çeşitli deneylere tabii tutuluyorlardı. Dış dünyadan tamamen izole edilmiş konuklar çıldırmışlardı. Otel Sahibi Doktor’u yetkililere ihbar ettiği akşam lanetli gecenin karanlığı iyice çökmüştü. Riyavet odur ki; Doktor, o gece şiddetli sarsıntılar nedeniyle, deneylerini gerçekleştirdiği kuyuya düştü. Ve yine anlatılır ki, Doktor’un aç bıraktığı canlılar sarsıntıdan kırılan kuyunun cam kapağından otelin her tarafına yayılırlar. Dehşeti yaşamaya hazırsanız; bazen Doktorun Harlow deneylerine tabii tutulmuş canlıları ile bazen de doktorla karşılaşmaya hazırsınız demektir. Hikâyenin doğruluğunun içine girdikçe anlayacaksınız. Korkularınızla yüzleşmeye hazır olun.
BALAYI
Otele ilk geldikleri gün hala dillere destandır. Nikah töreni sonrası hemen trenle seyahate çıkarak balayı için otele gelmişlerdi. Yol boyunca gelinliği üzerinde kalmış ve duvağını hiç açmamış. Görünümünde demek bile hafif olacak ama damat tam bir dağ adamıydı… Kapı gibi iri kıyım; pis bıyıkları ise dudaklarını kapatmış haldeydi. Damatın yüzündeki o derin yara izinin etrafı irinli iki çıbanla daha korkunç görünüm sergiliyordu. Sürekli irin akarken adam habire yanaklarından süzülen o pis sarı kanlı sıvıyı diliyle yalıyordu. Hizmetliler nikah bahşişi almak için kapıda dizilmişlerdi. Damadı görünce hem korkmuşlar hem de kendi aralarında gelin için dua etmeye başlamışlardı.
Cafer Bey’in oda anahtarı teslim ettiği tarihten sonra onları bir daha hiç kimseler görmemişti. Saatler gece yarısını gösterdiğinde her tarafı kan içerisinde bir gelinliğin süzülerek merdivenlerden indiği resepsiyonun önünden geçerek dış kapıdan geçtiği rivayet edilir. Lanetli gecenin balayı suitinde misafir olmak istemeseniz de odayı görmenizden memnun olacağız. Gelinle karşılaştığınızda korkmak size hafif gelecek; iğreneceksiniz…
BULAŞICI
Uyarılar sizi ne kadar etkiliyor bilemiyoruz ama yine de hatırlatalım; ziyaretiniz sırasında 10 numaralı odaya girmek yasaktır. Otelin arkasında ki bahçede yürürken ansızın saldıranların yarasalar mı veya uçan böcekler mi olduğu hala tartışılır. Isırık izleri nasıl bir canlıya aitti bilinmiyor ama vücutlarının bir dakikada ısırıklarla kan fıskiyesine döndüğü anlatılmaktadır. Birbirleri ile arkadaş üç konuğumuz o gündür bugündür saldırganlaştılar. 10 numaradan çıkartmıyoruz. Isırık izleri hep yara oldu. Otel görevlisi anlattı bazı yaralarında kurtçuklar besliyorlarmış. Yaranın üzerinden aldıklarını tekrar ağızlarına götürüyorlarmış. Çok karanlıkta gözleriniz iyi seçebiliyorsa kendi gözlerinizle görün; ama sakın dokunmayın…
PSİKOZ
Altı nolu oda. Asil bir konuk. Onlarca yıldır odasında. Korkak ama saldırgan. Aşık ama tehlikeli boyutta kıskanç. Hayallerinin içerisinde yaşıyor. Kelimenin tam anlamı ile o bir kötü ruh. Kötü ruhlar herşeyi duyarlar… Sizin hakkınızda ne düşündüklerini merak ediyorsunuz. Hep izlendiğinizi sanıyorsunuz. Otelin koridorları üzerinize gelecek… Halüsinasyonlar görebilirsiniz… Ama sözümüz var sizi kurtaracağız. Şimdi otelde… Tanışın sizin hakkınızda konuşulanları paranoyak konuklarımızdan dinleyin…. Gerçeklerle yüzleşeceksiniz…